Mühendislik, enerji ve kurumsal yazılım alanlarında faaliyet gösteren Türkiye merkezli ACA Group, çalışanlarının geri bildirimleri doğrultusunda Ekim 2026–Ekim 2027 dönemi için Great Place to Work® Certified™ unvanını elde etti. Şirket, bu tescille birlikte yurt içi ve dışındaki büyüme hedeflerinde teknik yetkinliklerin yanı sıra kurum kültürünü de odağına aldığını duyurdu.
Balıkesir kökenli mühendislik birikimini dijital çözümlerle bir araya getiren topluluk; nesnelerin interneti, veri merkezi sistemleri ve dijital ikiz uygulamaları alanlarında çözümler sunuyor. Grup ayrıca Balıkesir’de başlattığı mikro veri merkezi yatırımıyla, kendi GPU altyapısı üzerinden açık kaynaklı yapay zekâ modellerini işleterek enerji ve savunma gibi stratejik alanlarda veri güvenliğini sağlamayı hedefliyor.
Daha önce TOBB Türkiye 100 En Hızlı Büyüyen Şirketler listesinde iki kez yer alan grup, Mayıs 2025’te kamuoyuyla paylaştığı strateji doğrultusunda Dubai Silicon Oasis merkezli platform stüdyosu üzerinden Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Avrupa pazarına açılmayı planlıyor. Savunma altyapısı tecrübesini Çad ve Etiyopya’daki taahhütleriyle Afrika kıtasına taşıyan şirket, Kenya’daki temaslarını sürdürürken bölgedeki etkinliğini 2027 yılında artırmayı amaçlıyor.
Grubun yurt dışı açılım planlarına değinen Forbes Technology Council üyesi ve ACA Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Acaroğulları, Ekonomist’e verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Savunma ve taahhüt tarafında Afrika’yı büyüme alanı olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz yapay zekâ çözümlerinde ise Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerine açılmayı hedefliyoruz. Böylece 1960’larda başlayan müteahhitlik birikimimizi teknoloji ve bilgi ihracatıyla yeni bir büyüme modeline dönüştürmeyi planlıyoruz.”
İnsan kaynağı ve kurumsal büyüme vurgusu
Ahmet Acaroğulları, firmanın büyüme yaklaşımında teknik kapasitenin insan kaynağı ve kurum kültürüyle bütünleştiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Yaklaşık 1,3 milyar TL’lik ciro ölçeğine sahip grubumuzda, enerji, sanayi ve savunma altyapılarındaki mühendislik deneyimini yazılım ve yapay zekâyla birlikte ele alıyoruz. Sanayi tarafında Nestlé, Şişecam ve Cargill gibi uluslararası şirketlere, enerji tarafında Enerjisa’ya sunduğumuz altyapı desteği, farklı sektörlerin ihtiyaçlarını anlama birikimimizi besliyor. Küresel rekabette hedefimiz, bu birikimi daha yüksek katma değerli çözümlere dönüştürmek. Bunu mümkün kılan ise farklı disiplinleri aynı hedef etrafında buluşturan çalışma arkadaşlarımız. Uzun vadeli büyümeyi, nitelikli insan kaynağı ve güçlü bir kurum kültürüyle birlikte değerlendiriyoruz,” dedi. [4]
“Uluslararası pazarlara yönelik vizyonumuzda teknik kapasite kadar, bu kapasiteyi sürdürülebilir kılan kurum kültürünü de önemsiyoruz. Great Place to Work® Certified™ sertifikasını çalışma arkadaşlarımızın değerlendirmeleriyle kazanmak bu nedenle bizim için kıymetli. Bu sonucu, çalışma ortamımıza ilişkin çalışan geri bildirimlerinin bir karşılığı ve kurum kültürümüzü geliştirme sorumluluğu olarak görüyoruz.
Önümüzdeki dönemde odağımız, insan kaynağına verdiğimiz önemi mühendislik ve teknoloji vizyonumuzla birlikte geliştirmek; daha yüksek katma değer üreten, uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir yapı oluşturmak olacak. Bu yolculuğa emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum,” şeklinde konuştu.
Güven, saygı, hakkaniyet, gurur ve takım ruhu gibi kriterlere dayalı çalışan deneyimlerini ölçen sertifikasyon süreci, şirketin kurumsal gelişiminde insan faktörünü temsil ediyor. Küresel ölçekte faaliyet gösteren Great Place to Work® organizasyonu, yürüttüğü araştırmalarda iş yeri ortamındaki güveni ve çalışanların kurumsal aidiyet duygusunu temel başarı göstergesi kabul ediyor.
