Petrol fiyatlarındaki tırmanış, dolara yönelen talep, uzun süre yüksek kalması beklenen faiz oranları ve küresel büyüme kaygıları değerli metalleri baskı altına aldı. Başta altın ve gümüş olmak üzere kıymetli madenler, son iki aydır yatırımcısına belirgin kayıplar yaşatıyor.
ABD/İsrail-İran Savaşı’nın patlak vermesi emtia piyasalarındaki dalgalanmayı tetikledi. Seneye 4 bin 313 dolardan adım atan altının onsu, ocakta 5 bin 600 dolarla tarihi zirveye ulaştı. Ocakta yüzde 12,4 yükselerek 4 bin 849 dolara, şubatta ise yüzde 8,5 artışa imza atan ons altın, mart ayında Washington-Tahran geriliminin etkisiyle yüzde 11,32 geriledi. Bu hareket, 2008 krizinden sonraki en keskin aylık düşüşü kaydetti. İlk yarıyı yüzde 7,1 zararla kapatan altın, temmuzda yüzde 1 ve ağustosta yüzde 10 prim yaptı. Orta Doğu’daki belirsizliklerin sürmesiyle eylülde yüzde 6,6 azalarak 4 bin 157 dolara, ekimde de yüzde 6,8 gerileyerek 3 bin 876 dolara indi ve temmuzdan sonra ilk kez 4 bin dolar eşiğinin altına indi.
Benzer bir kırılma gümüş tarafında da yaşandı. 2026 yılına 71 dolardan başlayan gümüşün onsu, ocaktaki yüzde 17,3 artışla 121,7 dolara tırmanıp rekor kırdı. Şubatta yüzde 12,6 yükselişle 93,8 dolara çıksa da çatışmaların etkisiyle martı yüzde 19,9, nisanı yüzde 1,9 kayıpla geçti. Mayıstaki yüzde 2,2’lik toparlanmanın ardından haziranda yüzde 22 değer yitirerek 58,7 dolara çekildi ve ilk altı ayı yüzde 17,3 kayıpla tamamladı. Temmuzda yüzde 1,7 düşüşle 57,7 dolar, ağustosta yüzde 13,5 artışla 65,5 dolar ve eylülde yüzde 7,6 düşüşle 60,5 dolar seviyeleri görüldü. Ekim ayını yüzde 18,8 gerilemeyle 49,1 dolardan kapatan ons gümüş, Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 50 dolar sınırının altına indi.
Platin ve paladyum da değer kaybı dalgasına katıldı. Seneye 2 bin 54 dolardan başlayan platinin onsu, arz sorunlarıyla ocakta 2 bin 923,3 dolarla zirve yaptı. Ocakta yüzde 6,2, şubatta yüzde 8,5 yükselen platin, jeopolitik riskler ve güçlenen dolar nedeniyle martta yüzde 17,2 kayıpla 1960,1 dolara indi; yılın ilk yarısını yüzde 24,4 kayıpla bitirdi. Temmuzda yüzde 6,1 ve ağustosta yüzde 8,9 yükselse de eylülü yüzde 4,6 kayıpla 1712, ekimi yüzde 16,2 düşüşle 1434 dolardan tamamladı. Paladyum ise ocakta yüzde 7, şubatta yüzde 4,4 yükselip martta yüzde 17 geriledi, nisanda yüzde 3,3 arttı ancak ilk yarıda yüzde 24,2 eridi. Temmuzda yüzde 5,6, ağustosta yüzde 6,5 artış gösteren paladyum; eylüldeki yüzde 11,1 ve ekimdeki yüzde 19,1’lik düşüşlerin ardından Haziran 2025’ten sonra ilk kez 1000 doların altına sarktı.
Enerji Maliyetleri ve Büyüme Kaygıları Metalleri Baskılıyor
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, yüksek enerji maliyetlerinin kıymetli madenler üzerinde baskı yarattığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Enflasyon beklentileri artınca faizlerde yukarı yönlü seyir görüyoruz. Böyle olunca da dolar endeksinin güçlü kaldığı ve ekonomik büyümede de yavaşlama gibi iki tane sonucumuz ortaya çıkıyor. Dolar endeksinin güçleniyor olması ve ekonomik büyümedeki yavaşlama, nakit ihtiyacını ve faizlere yönelmeyi beraberinde getiriyor. Yatırımcıların şu anda risksiz getiriye yani faizlere doğru yönelerek piyasalarda risk alınabilecek enstrümanlardan uzaklaştığını görüyoruz. Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli metaller de bu anlamda satış baskısına maruz kalıyor”
Altındaki gerilemede doların değer kazanması ile nakit gereksiniminin başrolü oynadığını aktaran Ergezen, merkez bankalarının alımlarına rağmen kurumsal taraftaki çıkışların fiyatları aşağı çektiğini, gümüşün ise daha olumsuz etkilendiğini bildirdi. IMF ve Dünya Bankasının büyüme tahminlerini düşürdüğünü hatırlatan Ergezen, gümüş ve diğer metallere ilişkin şunları söyledi:
“Ekonomilerde büyüme yavaşlayacak veya önceki beklentilere göre daha düşük olacak. Bunun sonucunda da talep tarafında yavaşlama bekleniyor. Gümüş de altına göre daha fazla endüstriyel alanda kullanıldığı için gümüş talebinde de yavaşlama bekleniyor. Dolayısıyla burada gümüş fiyatlarında da düşüşün altına göre daha fazla olduğunu görüyoruz. Tam tersi burada eğer savaş sonlarında petrol fiyatları gerilerse gümüşün bu sefer altına göre daha güçlü yukarı yönlü performans gösterdiğini görebiliriz. Küresel büyümedeki yavaşlama endişeleri, platin ve paladyumda çok daha etkili oluyor”
Elektrikli araç sektörünün büyümesiyle platin ve paladyum talebinin zayıfladığını, arzın ise güçlü kalmasının görünümü bozduğunu aktaran Ergezen, faiz, enflasyon ve petrol yüksek kaldıkça bu iki üründe toparlanmanın güç olduğunu vurguladı. Ergezen, olası senaryoları şu sözlerle ifade etti:
“Bir miktar daha buradaki görüntünün olumsuz olduğunu söylememiz mümkün. Savaş biterse bir miktar yukarı yönlü tepki olacaktır ancak savaş bitse bile bir yükseliş trendi oluşmasını şimdilik beklemiyorum”

