İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, parlamentoda yaşanan oylama yenilgisi ve derinleşen konut krizinin ardından meclisi feshederek 29 Kasım’da erken genel seçime gidileceğini duyurdu. Hükümetin hazırladığı acil konut kararnamelerinin meclisten geçememesi, kırılgan koalisyon dengelerini sarsarak ülkeyi 72 saat içinde sandık kararına taşıdı.
Konut Krizi ve Meclise Sunulan Kararnameler
İspanya genelinde özellikle büyük metropollerde tırmanan kira bedelleri ve barınma sıkıntısı uzun süredir kamuoyunu meşgul ediyordu. AP verilerine göre ülkede ortalama kira fiyatları son 10 yıllık dönemde neredeyse iki katına ulaştı. Madrid’de ikamet eden 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın tahliye edilmesi ise toplumsal tepkiyi artıran sembolik bir gelişme oldu.
Yükselen tepkiler karşısında Sanchez yönetimi acil nitelikte iki kanun hükmünde kararname hazırladı. Hazırlanan metinler şu maddeleri içeriyordu:
Maddi açıdan dezavantajlı kiracıların tahliyelerinin 2030 yılına dek durdurulması,
Kapsam dahilindeki kira sözleşmelerinin sürelerinin re’sen uzatılması,
Kira artış oranlarına yasal üst sınır getirilmesi,
Gayrimenkul sektöründeki spekülatif girişimlerin engellenmesi.
2 Ekim Oylaması ve Parlamento Aritmetiği
PSOE ve Sumar ittifakının 350 sandalyeli Temsilciler Kongresi’nde yalnızca 147 sandalyesi bulunması, hükümeti bölgesel partilerin desteğine mecbur bırakıyordu. 2023 yılından bu yana yeni bir bütçe kanunu dahi çıkaramayan azınlık hükümeti, 2 Ekim Cuma günü toplanan olağanüstü meclis oturumunda kritik bir sınav verdi.
Yapılan ilk oylamada konut paketi 172 kabul oyuna karşılık 178 ret oyuyla reddedildi. İkinci düzenleme ise 166 lehte oya karşı 184 aleyhte oyla meclisten geçemedi. Hükümetin yasama desteğine ihtiyaç duyduğu Katalan ayrılıkçı Junts partisinin muhalefetteki Halk Partisi (PP) ve Vox ile birlikte ret oyu kullanması siyasi kilitlenmeyi resmileştirdi.
Sokak Eylemleri ve Siyasi Çıkmaz
Meclisteki başarısızlığın hemen ertesinde, 3 Ekim Cumartesi günü ülke genelindeki yaklaşık 50 şehirde barınma hakkı eylemleri düzenlendi. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Madrid’deki yürüyüşe yaklaşık 70 bin vatandaş katılarak artan kiralara ve tahliyelere tepki gösterdi.
Hükümet üzerindeki baskı yalnızca konut meselesiyle sınırlı kalmadı. PSOE bağlantılı yolsuzluk iddiaları, Sanchez’in yakın çevresine yönelik adli süreçler ve Ceuta sınırındaki düzensiz göç gelişmeleri de gerilimi artırdı. Sanchez ve adı geçen taraflar söz konusu suçlamaları reddetmeyi sürdürdü.
72 Saatte Alınan Erken Seçim Kararı
Oylama yenilgisinin ardından hükümet kanadında ve parti içinde yoğun bir müzakere trafiği başladı. Görüşmelerin başında hükümet merkezi La Moncloa tarafından yapılan açıklamada şu ifadeye yer verildi:
tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti
Hafta sonu boyunca danışmanları ve koalisyon ortaklarıyla değerlendirmelerde bulunan Başbakan Sanchez, 4 Ekim Pazar gecesi meclisi feshetme kararını netleştirdi. 5 Ekim Pazartesi sabahı kameraların karşısına geçen hükümet başkanı süreci kamuoyuyla paylaştı:
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 29 Kasım’da erken seçim yapılacağını açıkladı.
İspanya Kralı VI. Felipe’yi bilgilendirdiğini belirten Sanchez, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından genel seçim sürecinin resmen başlayacağını ilan etti. Sanchez, kararını seçmenin yeniden söz sahibi olması gerektiği gerekçesiyle açıkladı.
